Sigara, Elektronik Sigara ve koronavirüs (COVID-19) salgını: Söylentiler ve Kanıtlar

 

Dr. Farsalinos About the Current E-Cig Scene in India | Vaping ...
Dr. Farsalinos 

 

Orijinal içerik: 

http://www.ecigarette-research.org/research/index.php/whats-new/2020/278-corona

Birçok insanın, özellikle de vape camiasının koronavirüs salgını hakkında tartıştığı ana konulardan biri, e-sigara kullanımının (ve sigara içmenin) koronavirüs enfeksiyonuna karşı yatkınlığı ve hastalık seyri üzerindeki etkileri ile ilgilidir. Son zamanlarda, New York City (NYC) Belediye Başkanı Bill de Blasio bir haber brifinginde, sigara içenlerin ve buharlayanların risklerinin daha yüksek olduğunu belirtti. Mucizevi bir şekilde, bu ifade Reuters tarafından servis edildi. Acaba halk sağlığı konularında hiçbir altyapıya sahip olmayan kişiler tarafından yapılan açıklamaların geçerli sayılmasının ve bültenlere konu yapılmasının sebebi nedir?

Sigara ve koronavirüs enfeksiyonu arasında ilk bağlantı, kadınlardan daha fazla erkek enfekte olduğu için önerilmiştir. Bir hipotez (Kanıtlanmamış), bunun Çinli erkekler arasında (% 48,4) sigara içme yaygınlığının kadınlardan (% 1,9) çok daha yüksek olmasından kaynaklandığıydı. Sadece 78 hastayı kapsayan küçük bir çalışma Çin Tıp Dergisi’nde yayınlandı. Bunlardan 67’si (% 85,9) 2 hafta sonra iyileşme/ stabilizasyon gösterirken 11’inde (% 14,4) hastalık ilerleme gösterdi. Çalışma, sigara kullanım geçmişi olan kişilerde hastalığın ilerleme katsayısının 14 kat daha yüksek olduğunu bildirmektedir. Ancak çalışma örneğinde sadece 5 sigara içicisi vardı ve bunlardan sadece 3ünde hastalık ilerlemesi vardı. Veriler herhangi bir öneri yapmak için çok zayıftır. Karakteristik olarak, sigara içme öyküsünün hastalık ilerlemesine yol açan olasılık oranı 14,285 idi, ancak güvenirlik aralıkları büyüktü (1,157-25,000) bu da belirsizlik düzeyinin yüksekliğini göstermektedir.

DOLAYLI olarak sigaranın etkilerini incelemek için kullanılabilecek bir başka çalışma, New England Journal of Medicine’da yayınlanmış olan 1099 vakanın analiziydi. İlginç bir şekilde, vakaların sadece %12,6’sı halen sigara içiyordu ve %1,9’u eski sigara tiryakisi idi. Aşağıdaki iki faktör göz önüne alındığında araştırmadaki tiryaki sayısı gerçekten düşüktür:

  • Vakaların% 99,1’i 15 yaşında veya daha büyüktü. Bu nedenle sigara içen bir nüfus grubunu temsil ediyorlar.
  • Vakaların% 58,1’i erkektir.

Erkeklerde yaklaşık %50 sigara içme eğilimi göz önüne alındığında, vakaların en az %29’unun sigara içicisi olması beklenir (sigara içmenin enfektivite üzerinde olumsuz bir etkisi olmasa bile). Bu nedenle, çalışmadaki sigara içen vakaların oranı düşüktür. 1099 vakanın 926’sı düşük şiddette (%11,8’i halen sigara içen) ve 173’ü şiddetli (% 16,9’u halen sigara içen) olarak sınıflandırılmıştır. Birincil bileşik sonlanım noktası (yoğun bakım ünitesine kabul, mekanik ventilasyon kullanımı veya ölüm) 67 vakada meydana geldi ve bunların %25,8’i halen sigara içiyordu. Bu bilgilerle ilgili çok değişkenli analiz yapamayacağımı vurgulamalıyım (örn. Sigara tiryakisinin durumunun yaş, KOAH, kardiyovasküler hastalık, diyabet vb. gibi diğer etkenlerin varlığı ile birlikte değerlendirilmesi). Ancak öyle görünüyor ki; vakalar arasında sigara tiryakisi bulunma oranı düşük olmasına rağmen ciddi vakalarda sigara tiryakisi bulunma eğilimi daha yüksektir. Yine de, rakamlar beklenenden çok daha düşüktür. Çalışma seçici vakaların bir analizi olduğundan, doğrulanmış hastalık vakalarını içeren tüm popülasyonunu temsil edemez ve kesin sonuç çıkarılamaz. Yine de, ikinci çalışmadaki vaka sayısı, bir önceki çalışmada analiz edilen 78 hastadan çok daha fazladır.

Şimdi e-sigaralar hakkında konuşalım. Tüm söyleyebileceğim bu (yani hiçbir şey), e-sigara kullanımının koronavirüs enfektivitesini ve hastalık ilerlemesini nasıl etkilediğine dair sıfır kanıtımız var. Propilen glikolün (PG) (e-sigara sıvılarındaki ana bileşenlerden biri) aerosol formunda anti-bakteriyel ve anti-viral özelliklere sahip olduğuna dair birçok kanıt vardır. Aşağıda, diğer meslektaşlarım ile birlikte yazdığım e-sigaralarla ilgili 2017 kitabında alıntıladığım çalışmaların bir listesi mevcuttur:

  • Henle W, Zellat J. Effect of propylene glycol aerosol on air-borne virus of Influenza. Proc Soc Exper Biol Med 1941;48:544.
  • Robertson OH, Loosli CG, Puck TT, Bigg E, Miller BF. The protection of mice against Infection with air-borne Influenza virus by means of propylene glycol vapour. Science 1941;94:612.
  • Harris TH, Stokes Jr. J. The effect of propylene glycol vapour on the incidence of respiratory infections in a convalescent home for children: preliminary observations. Am J Med Sci 1942;204:430.
  • Harris TH, Stokes Jr. J. Air-borne cross infection in the case of the common cold: a further clinical study of the use of glycol vapours for air sterilization. Am J Med Sci 1943;200:631.
  • Robertson OH, Bigg E, Puck TT, Miller BF, Technical Assistance of Elizabeth A. Appell. The bactericidal action of propylene glycol vapor on microorganisms suspended in air. I. J Exp Med 1942;75:593 610.
  • Puck TT, Robertson OH, Lemon HM. The bactericidal action of propylene glycol vapor on microorganisms suspended in air: II. the influence of various factors on the activity of the vapor. J Exp Med 1943;78:387 40

Bu çalışmalar, PG’nin şu anda küresel salgın olan koronavirüs (COVID-19) üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığını araştırmamışlardır. Dolayısıyla, e-sigara ve propilen glikol (PG) kullanımının hastalık yayılımını ve şiddetini nasıl etkileyebileceğine dair kanıtımız yok. Dahası, e-sigara kullanıcılarının büyük çoğunluğunun ya çift kullanıcı (ÇN: Hem ateşli hem e-sigara kullanan) ya da eski sigara tiryakileri olduğunu biliyoruz. Bu nedenle mevcut ve geçmiş sigara tiryakiliğinin olumsuz etkilerini yaşamaktalar ve halihazırda ateşli sigarayla ilişkili hastalıkları da olabilir. Bu nedenle, daha yüksek bir risk grubunda olabilirler, ancak bu durum e-sigara kullanımlarına bağlı değildir. Sigara içmenin enfektiviteyi ve hastalık şiddetini arttırdığı tespit edilirse, e-sigaraya geçiş yapan sigara içenlerin kesinlikle daha iyi prognoza sahip olması gerekir (sürekli sigara içmeye kıyasla).

Sonuç olarak, bazı erken fakat kesin olmayan kanıtlar, COVID-19 vakaları arasında sigara tiryakilerinin bulunma eğiliminin beklenenden daha düşük olduğunu (tüm popülasyonda sigara içme eğilimi göz önüne alındığında), ancak sigara içen kişi bir kez enfekte olduğunda hastalığın şiddeti ve ilerlemesinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak kanıtlar zayıf ve yetersizdir, bu nedenle dikkatli olmalıyız. E-sigaraların koronavirüs enfektivitesi ve hastalık ilerlemesi üzerindeki etkileri hakkında hiçbir kanıt yoktur ve propilen glikol kullanımının bazı faydalı etkileri olabileceği ihtimalini göz ardı edemeyiz.

Sonuç olarak, sigara, e-sigara kullanımı ve koronavirüs salgını ile ilgili makul öneriler şöyledir:

  • Sigarayı bırakmayı deneyin.
  • Sigarayı kendi başınıza ve/veya şu anda onaylanmış yöntemlerle bırakamıyorsanız, bırakmak için e-sigara kullanabilirsiniz.
  • E-sigara ve ateşli sigarayı ikili olarak kullanıyorsanız, ateşli sigarayı tamamen bırakmayı deneyin.
  • Eski bir sigara tiryakisi ve mevcut bir e-sigara kullanıcısıysanız, e-sigara kullanımını da bırakmayı deneyebilirsiniz. Ancak, e-sigarayı bırakmanın sizin ateşli sigaraya dönmenize yol açma ihtimali varsa e-sigara kullanmaya devam etmelisiniz.
  • Hiç sigara içmediyseniz, e-sigara kullanımına başlamanın koronavirüs enfeksiyonunu önleyeceğine veya hastalık şiddetini azaltacağına dair bir kanıt yoktur. E-sigara kullanmaya başlamayınız.

 

Ayrıca laboratuvar ortamlarında koronavirüs vakalarına ve virüse erişimi olan tıp topluluğunu acil çağrımdır:

  • Vakaların hem sigara hem de e-sigara kullanım geçmişini kayıt altına alın.
  • COVID-19’un propilen glikol maruziyetine verdiği tepkileri incelemek için bir laboratuvar çalışması yapın.
  • Terapötik rejime nebulize propilen glikol ekleyerek, hastaneye yatırılan vakalar arasında klinik bir çalışma yapın.

Koronavirüs salgınının siyasi arenada kullanıldığını (ve kötüye kullanıldığını) görmek üzücü. Reuters’te bildirilen ifadeler halk sağlığı konusunda hiçbir altyapıya sahip olmayan kişilerden gelmekle kalmıyor; tütün zararlarının azaltılması ve e-sigaralara karşı dogmatik, önyargılı siyasi duruşu ile tanınan insanlardan geliyorlar. Bu, topluma rehberlik eden kişilerin hiçbir kanıtla desteklenmeyen sorumsuz davranışlarına bir başka örnektir. ABD’de son yaşanan EVALI (ÇN: ABD’de yakın zaman evvel yaşanan Akciğer sorunları ve ölümler kastediliyor) salgını unutmamalıyız. Bu insanlar o zamanlarda sürekli olarak akciğer hastalığı salgınına neden olanın e-sigaralar olduğu hakkında açıklamalar yapıyordu. Açıklamalar o zaman da bir anlam ifade etmiyordu. Şimdi EVALI’nin uygunsuz içerikler içeren yasadışı es.rar yağlarından kaynaklandığı açık olarak bilinmektedir. Bu insanlar kamuoyu önünde özür dilememiş veya kamuoyu önünde yanlışlarını itiraf etmemişlerdir. Bu durum halen Amerikalıların, salgının sorumlusunun kaçak esr.ar yağları değil e-sigaralar olduğuna inanmasına neden olmaktadır.

Hiçbiri, geçmişte yapılan bu açıklamaların neden olduğu halk sağlığı zararını umursamıyor. Politikacılar tarafından yayılan benzeri görülmemiş yanlış bilgilere dayanarak birçok kişi e-sigara kullanmayı bırakarak ateşli sigaralara geri döndü ve sigara tiryakileri e-sigaraya geçmekten vazgeçmekte.

Koronavirüs salgınına da aynı sorumsuzluk düzeyine yaklaşılması ve siyasi oyunlarda kullanılması gerektiğine inanan varsa, o zaman geleceğe dair iyimser değilim. 

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir